ANA SAYFA
birlik@birlikbagimsizdenetim.com.tr
0216 450 00 05
BİRLİK BAĞIMSIZ DENETİM ÖDEMELERİN TEVSİKİ ZORUNLULUĞU UYGULAMASI
BİRLİK BAĞIMSIZ DENETİM ÖDEMELERİN TEVSİKİ ZORUNLULUĞU UYGULAMASI
11.02.2017

 

Dursun Ali TURANLI                                                                                        İstanbul, 21.03.2016

  Yeminli Mali Müşavir

     Bağımsız Denetçi

                                                                                                                                                            

TAHSİLAT VE ÖDEMELERİN TEVSİKİ ZORUNLULUĞU UYGULAMASININ BAĞIMSIZ DENETİM TEKNİĞİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

  1.GİRİŞ

Maliye Bakanlığı ödemelerin tevsiki ile ilgili Vergi Usul Kanunu’ nun 257.maddesiyle kendisine verilen yetkiyi kullanarak mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka veya posta  teşkilatı genel müdürlüğü aracılığıyla yapılmasını ve bu tahsilat ve ödemelerin bu kuruluşların düzenlemiş oldukları belgeleri ile tevsikini zorunlu kılmıştır.

Ödemelerin tevsiki ile ilgili düzenlemeler  01.08.2003 tarihinden itibaren 320,323,324,332,459 seri nolu Vergi Usul Kanunu genel tebliğleri  ile GVGT 268 ve  VUK-1/2003-1 sayılı VUK sirküleri doğrultusunda tahsilat ve ödemelerin tevsik zorunluluğu uygulamasının incelemesidir.

 2.TAHSİLAT VE ÖDEMELERİN TEVSİK ZORUNLULUĞUNUN  KAPSAMI

       2.1. Tahsilat Ve Ödemelerin Tevsik Zorunluluğunun Kapsamı, İşlem Tutarı,  Ödemelerin Yapılacağı Aracı Kurumlar Ve 01.01.2016 Tarihli Yeni Uygulama

    323 seri nolu VUK Genel Tebliğinde tahsilat ve ödemelerin tevsik zorunluluğu kapsamına giren birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tesbit edilenler , defter tutmak zorunda olan çiftçiler , serbest meslek erbabı ve vergiden muaf esnafın kendi aralarında yapacakları ticari işlemleri ile nihai tüketicilerden  mal veya hizmet bedeli olarak yapacakları tahsilat ve ödemeleri girmektedir[1].

Tevsik zorunluluğunun tutarı ve başlangıç tarihi söz konusu tebliğ de  öngörülen ticari işlemler ile nihai tüketicilerden mal alımı ve hizmet bedeli olarak yapılacak 10.000,00._TL ‘ sını aşan tahsilat ve ödemelerin banka veya posta ve telgraf teşkilatı genel müdürlüğü aracılığı ile yapmaları 01.08.2003 tarihinde geçerli olmak üzere zorunlu kılınmıştır. Ancak vergi mükelleflerinin (Onbin)TL limitinin 01.05.2004 tarihinden itibaren 8.000,00._TL olarak dikkate alınması ve bu limiti aşan tahsilat ve ödemelerin 320,323 ve 324 seri nolu VUKGT’ lerinde belirtilen esaslar çerçevesinde banka veya posta ve Telgraf teşkilatı genel müdürlüğü aracı kılınarak yapmaları 332 nolu VUKGT de zorunlu kılınmıştı. Bu kez 459 seri nolu VUKGT’ ğin de belirtilen esaslar çerçevesinde bu limit 7.000,00._TL ya indirilmiştir.[2]

Yukarıda belirtilen banka ,ve posta ve telgraf teşkilatı genel müdürlüğü (PTT) ile yapılacak tahsilat ve ödemelerden 7.000,00._TL üzeri olanları tevsik kapsamındadır.

Belirtilen kurumlar aracı kılınmak suretiyle ,havale,çek,kredi kartı ve bu kurumlar aracılığı ile tahsil edilen senetler gibi bankacılık araçları kullanılarak yapılan ödemeler ve tahsilatlar karşılığında dekont veya hesap bildirim cetvelleri düzenlendiğinden tevsik edilmiş sayılacaktır.

Banka ve ve posta ve telgraf teşkilatı genel müdürlüğü internet şubeleri üzerinden yapılan işlemlerde tevsik kapsamında sayılacaktır.1

İşyeri ve konut kiralama işlemlerine ilişkin yapılacak tahsilat ve ödemelerin banka ve posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsikine  ilişkin 29.07.2008 tarih 26951 sayılı  Resmi Gazetede yayınlanan GVGT 268 ile,

-konutlarda, her bir konut için aylık 500,00._TL ve üzerinde kira gelirleri elde edenlerin,

-işyerlerinde, işyeri kiraya verenler ile kiracıların kiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerinin 01.11.2008 tarihinden itibaren banka veya posta ve telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgelerle tevsik edilmesi zorunluluğu getirilmiştir. İşyerleri için tevsik zorunluluğu kapsamı dışında bırakılan bir sınır yoktur. İşyeri kiraya verenler ve kiracıların tahsilat ve ödemelerinin tamamı ödemelerin tevsiki kapsamındadır.

459 seri nolu VUKGT’ ğin de belirtilen esaslar çerçevesinde Tevsik zorunluluğu kapsamında olanların, kendi aralarında ve tevsik zorunluluğu kapsamında olmayanlarla yapacakları, 7.000,00._TL’yi aşan tutardaki her türlü tahsilat ve ödemelerini aracı finansal kurumlar kanalıyla yapmaları ve bu tahsilat ve ödemeleri söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik etmeleri zorunludur.

Bu kapsamda örneğin;

- Her türlü mal teslimi veya hizmet ifasına ilişkin tahsilat ve ödemelerin,

- Avans, depozito, pey akçesi gibi suretlerle yapılacak tahsilat ve ödemelerin,

- İşletmelerin kendi ortakları ve/veya diğer gerçek ve tüzel kişilerle yaptığı her türlü tahsilat ve ödemelerin

belirlenen haddi aşması durumunda, aracı finansal kurumlar kanalıyla yapılması ve bu işlemlerin söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik edilmesi zorunludur.

2.2. Aynı Günde Aynı Kişi veya Kurumlarla Yapılan İşlemler de Tevsik Zorunluluğu

Aynı günde aynı kişi veya kurumlarla yapılan işlemlerin toplam tutarının bu Tebliğin (4.1.) bölümünde belirlenen haddi aşması durumunda, işlemlerin her biri işlem bazında belirlenen haddin altında kalsa bile, aştığı işlemden itibaren işleme konu tahsilat ve ödemelerin de aracı finansal kurumlar aracılığıyla yapılması zorunludur.

Örnek: Tevsik zorunluluğu kapsamında olan (A) A.Ş., aynı gün içerisinde (B) Ltd. Şti.’nden sırasıyla 1.000 TL, 3.000 TL, 3.500 TL ve 500 TL tutarında ayrı ayrı mal alımları gerçekleştirmiştir. Tevsik zorunluluğu kapsamında olan (A) A.Ş.’nin (B) Ltd. Şti.’nden aynı günde yaptığı mal alımları toplamı 3.500 TL’lik alımla 7.000 TL’lik haddi aştığından, son iki işleme ait tahsilat ve ödemelerin tevsik zorunluluğu kapsamında aracı finansal kurumlar kanalıyla yapılması gerekmektedir.

Önceki uygulamada, aynı günde aynı kişi veya kurumlarla yapılan birden fazla işlemlerin her biri tevsik zorunluluğu haddinin altında kalsa da, işlemlerin hepsi tek bir işlem olarak kabul ediliyor ve işlemlerin toplamı tevsik zorunluluğu haddi olan 8.000,00._ TL’yi aşması halinde,

Tüm işlemlere konu tahsilat ve ödemeler tevsik zorunluluğu kapsımda işlem görüyordu, eski uygulama bu şekildeydi.

01.01.2016’dan sonra yeni uygulamada aynı gün aynı kişi veya kurumlarla yapılan birden fazla işlemde, tevsik zorunluluğu haddini aşan işlemden itibaren yapılan tahsilat ve ödemelerin banka ve PTT İdaresi Genel Müdürlüğü üstünden yapılması zorunlu olmuştur.

Söz konusu tahsilat ve ödemelerde tevsik zorunluluğuna uyulmaması durumunda (A) A.Ş. ile (B) Ltd. Şti.’ne ayrı ayrı ceza uygulanacaktır.([3])

  2.3.Vadeli Satışlarda Tevsik Zorunluluğu

 VUK 322 seri no.lu Genel Tebliğine göre  8.000,00._TL’ lık rakamsal tutar geçerli idi. Mükelleflerin tevsik zorunluluğunda bulunmaları mal alımı ve hizmet bedelinin faturasının 8.000,00._TL ‘ yı aşması yeterli olacaktı. . Bu kez 459 seri nolu VUKGT’ ğin de belirtilen esaslar çerçevesinde bu limit 7.000,00._TL ya indirilmiştir.(4)

2.4. Cari Hesap Kullanılmasında Tevsik Zorunluluğu

V.U.K 324, 459 seri no.lu Genel Tebliğlerine göre İşletmeler kendi ortakları ile diğer gerçek ve tüzel kişilerle olan ve herhangi bir ticari içeriği olmayan nakit hareketlerinde işlem tutarı 7.000,00._TL’ yı aşıyor ise bunlarda tevsik kapsamında olacağından banka, özel finans kurumları veya PTT aracılığı ile tahsilat ve ödemeler yapılacaktır. Örneğin A firmasının ortağı olan B, işletmesinden nakit olarak borç almıştır. Bu borcun ticari bir içeriği yoktur. Ancak nakit hareketi söz konusu olduğundan bedeli 7.000,00._TL ‘ yı aşması halinde tahsilat İşlemleri kendi ortakları ile diğer gerçek ve tüzel kişilerle olan ve herhangi bir ticari içeriği olmayan tahsilat ve ödemeler banka veya

PTT aracılığı ile yapılması gerekmektedir.(5)

2.5. Serbest Meslek Erbabında Tevsik Zorunluluğu

Vergi Usul Kanununun 236. maddesi hükmüne göre serbest meslek erbabı hizmeti tamamlamasına müteakiben yaptığı tahsilat için serbest meslek makbuzu düzenlemektedir. Serbest Meslek erbabının mükellefine düzenlemiş olduğu  yıllık sözleşme bedeli 7.000,00._TL’ sını aşıyor ise V.U.K  459 seri no.lu Genel Tebliğine göre her türlü tahsilatlarını banka veya PTT aracılığı ile yapıldığını tevsik etmek zorundadır.[4]2

2.6. Kısım Kısım Yapılan Tahsilat ve Ödemeler de Tevsik Zorunluluğu

Tahsilat ve ödemeye konu işlem tutarının tevsik zorunluluğu kapsamında 459 Tebliğin (4.1.) bölümünde belirlenen haddi aşması halinde, bedelin farklı tarihlerde kısım kısım ödenmesinde işlemin toplam tutarı dikkate alınacak ve her bir tahsilat ve ödeme, tevsik zorunluluğu kapsamında aracı finansal kurumlar kanalıyla gerçekleştirilecektir.

Örnek: Serbest meslek erbabı (C), (D) A.Ş.’ye bir yıl süreyle vereceği hizmet karşılığında 12.000._TL alacaktır.Aralarındaki anlaşma gereği (D) A.Ş., hizmet bedelini 1.000,00._TL’lik taksitler halinde ödeyecektir. Bu durumda serbest meslek makbuzunun, taksitlerin ödendiği tarihlerde 1.000,00._TL üzerinden düzenlenmesi tevsik zorunluluğunu ortadan kaldırmayacak, sözleşmenin toplam tutarı belirlenen haddi aştığından kısım kısım yapılan her bir tahsilat ve ödeme de aracı finansal kurumlar kanalıyla tevsik edilecektir.

Söz konusu tahsilat ve ödemelerde tevsik zorunluluğuna uyulmaması durumunda serbest meslek erbabı (C) ile (D) A.Ş.’ye ayrı ayrı ceza uygulanacaktır.[5]

2.7. Tahsilat Ve Ödemelerde Ciro Ve Beyaz Cirolu Çeklerin Kullanımı Ve Tevsik Zorunluluğu

Banka sistemi içinde kaldığı müddetçe bir mal veya hizmet bedelinin müşterinin kendi çeki yada ciro ettiği bir çek ya da beyaz ciro ile teslim ettiği bir çek ile ödemesi imkan dahilindedir. Çekin tam ciro ve beyaz ciro ile devri mümkün bulunmaktadır.

Türk Ticaret Kanununa göre  hamiline yazılı ciro beyaz cirodur.(TTK 683, 780 , 788 , 789) [6], (BK 27)[7]

Tam ciro ise ciro edilen gerçek kişinin ad ve soyadı , tüzel kişinin de ticaret unvanı aynen yazılarak yapılan cirodur.

Sattıkları mal veya hizmet bedellerini müşteriden aldıkları çeklerle tahsil eden ve ödemelerini de yine bu çeklerle yapan mükelleflerin çeklerini ciro etmelerinde uymaları gereken hususlar aşağıda açıklanmıştır.

Mal veya hizmet karşılığı alınan çekin tam ciro yapılması halinde çekin arkasında isim , unvan , vergi kimlik numarası ve adresinin yazılması yeterli olacaktır. Hamiline düzenlenen çekte aynı şekilde ciro edilecektir.

Mal veya hizmet bedellerini beyaz ciro ile tahsil edenler , bu çekleri için “çek alım bordrosu” düzenlemelidirler. Bu bordroda çeki düzenleyen ya da çeki devredenin adı ,soyadı,vergi kimlik numarası ile imza ve kaşesinin bulunması gerekmektedir.

Öte yandan, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde açıklandığı üzere çekle yapılan ödemelerde müteselsil sorumluluk uygulamasına muhatap tutulmamak bakımından çekin tam ciro ile devri gerektiği tabiidir.

Çek alım bordrosu düzenlendikten sonra bu çekler, satın alınan mal ve hizmet bedelleri karşılığı beyaz ciro ile verildiğinde  “çek teslim bordrosu” düzenlenecektir. Bu bordrolarda da kendisine ciro yapılan satıcının veya yetkilisinin adı,soyadı,vergi kimlik numarası ile imza ve kaşesinin bulunması zorunludur.

Çek alım veya teslim bordrosunda birden fazla çekin bulunması halinde çeki keşide veya son ciro edenlerin isim ve unvanları ile çek tutarları bordroya ayrı ayrı yazılmalıdır.[8]

3.TEVSİK ZORUNLULUĞU OLMAYAN ÖDEME VE TAHSİLATLAR

3.1. Tebliğde belirtilen tutarı aşmayan işlemlere ait tahsilat ve ödemeler

V.U.K 459 seri no.lu Genel Tebliğinde 01.01.2016 tarihinden itibaren saptanan sınırın altında kalan ödeme ve tahsilatların da banka veya PTT aracılığı ile yapılması ihtiyaridir. Bu sınır miktarı 7.000,00._TL ‘ dır.

3.2. Tebliğde belirtilen kurum ve kuruluşlar ile yapılan işlemlere ait tahsilat ve ödemeler

Tevsik zorunluluğu kapsamına giren kişiler ile nihai tüketicilerin genel ve katma bütçeli idareler ile döner sermaye işletmelerine yapacakları ödeme veya tahsilat işlemlerine ilave olarak aşağıdaki kurum ve kuruluşlarda yapılan işlemlere konu ödeme ve tahsilatların banka veya PTT Genel Müdürlüğü aracılığı ile yapılma zorunluluğu bulunmamaktadır.

  1.     Sermaye piyasası aracı kurumlarında,
  2.    Yetkili döviz müesseselerinde,
  3.     Noterlerde,
  4.    Tapu idarelerinde

Yapılan işlemlere konu ödeme ve tahsilatların belirtilen kurumlar aracı kılınarak yapılması zorunlu değildir.

Tevsik zorunluluğu olmayan ödeme ve tahsilatlar 332 seri nolu VUKGT ile yeniden belirtilmişti.

Bankalar veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü aracı kılınmaksızın ödeme ve tahsilat yapılabilecek kurum ve kuruluşlar 320 , 323,459 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde açıklanmıştır.

Vergi Usul Kanunu 332-459 seri nolu Genel Tebliğlerle ile tevsik zorunluluğu olmayan ödeme ve tahsilatlar  aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.

     -  Genel ve katma bütçeli idareler ,

     -  İl özel idareleri,

     -  Belediyeler ile bunların teşkil ettikleri birlikler ,

     -  Kanunla kurulan diğer kamu kurum ve kuruluşları ,

    - Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan ve işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşlar veya bunlara ait veya tabii diğer müesseseler tarafından yapılan ihale işlemlerine ilişkin yatırılması gereken teminat tutarları ,

 

Belirtilen limiti aşsa bile bunlara ilişkin ödeme ve tahsilatların; banka veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü aracı kılınarak yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır.[9] 

GVGT 268 ile tevsik zorunluluğu olmayan ödeme ve tahsilatlara yeniden aşağıdaki  ilaveler yapılmıştır.

-Her bir konut için aylık tutarı 500,00._TL’ nın altındaki konut kira gelirleri

-Mahkeme ve icra yoluyla yapılan konut ve işyeri kira gelirlerine ilişkin tahsilatlar.(9)

 

4 .TAHSİLAT VE ÖDEMELERİN TEVSİKİ ZORUNLULUĞUNA UYULMAMASININ HUKUKİ SONUÇLARI.


Maliye Bakanlığı’nca belirlenmiş tutarı aşan fatura bedellerinin VUK tebliğlerinde belirtildiği gibi banka,  veya PTT aracılığı ile ödenmemesi halinde bunun özel hukuk ilişkisini, özellikle ispat hukuku açısından ve faturanın geçerliliği bakımından olumsuz etkileyip etkilemeyeceği  konusunda uygulamada tereddütler bulunmaktadır.

Fatura, ticari işlerde en çok kullanılan belgelerden birisidir. Fatura; bir taraftan vergi mükelleflerinin kayıtlarının karşılıklı tevsikine, diğer taraftan mükelleflerin  gelir ve giderlerini karşılıklı olarak ispatlamaya ve vergi matrahının saptanmasına , diğer yandan fatura düzenlemesinin sebebi olan akdi ilişkisinin icrasının tevsikine yarayan bir vesikadır. Bu nedenle fatura; hem özel hukuk, hem vergi hukuku, hem de muhasebe kayıt ve işlemleri bakımından  fiyat kontrolü ve tüketicinin korunması bakımından da önemli bir belgedir .

Nakit hareketlerini finans kurumlarından geçirme yükümlülüğü, özel hukuk ilişkisinin, bir başka anlatımla bir akdi ilişkinin kurulmasıyla ve dolayısıyla bu ilişkiden doğan ve gerek tahakkuk aracı olarak düzenlenmesi zorunlu olan faturayla ilgili değil, taraflar arasında fatura ile ispatlanması mümkün ticari ilişkinin (faturadan doğan borcun) ifası aşaması ile ilgili bir yükümlülüktür. Nitekim Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, ikrarı, itfası, ibrası gibi hususlarda ispat araçlarını düzenleyen 288. maddesinde, ispat aracını banka, finans kurumları veya PTT tarafından düzenlenmiş belge ile sınırlamamıştır.

Kaldı ki, tacirlerin gerçek ve safi gelirlerini kavramayı amaçlayan Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında, bir taraf defterleri açısından gelirin tahakkukunu, diğer taraf açısından ise harcamayı ifade eden faturaların, her iki taraf defterlerine işlenmesi ve tarafların vergi matrahlarının tespitinde nazara alınması, faturalardan doğan borçların ifasının alacakların tahsilinin finans kurumlarından yapılmış olması koşuluna bağlanmamıştır.  örneğin 8.000 TL tutarında bir malı alan tacir , bu malın faturasından doğan söz konusu borcunu banka aracılığı olmaksızın elden ödemiş olsa dahi, bu faturayı kayıtlarına almak, malı satan da bu faturayı gelir olarak defterlerine kayıt etmek zorundadır.

Kısaca, faturadan doğan borcun Maliye Bakanlığı’nca belirlenmiş şekilde banka aracılığı ile ödenmiş olup olmamasının, faturanın ve borç ilişkisinin geçerliliği üzerinde, ne ticaret hukuku ne ispat hukuku ne de vergi hukuku açısından bir önemi yoktur.

Maliye Bakanlığı’nca belirlenmiş sınırı aşan nakit hareketlerinin finans kurumlarından geçirilmesine ilişkin söz konusu yükümlülüğe aykırı hareketin yaptırımı, VUK’da sadece özel usulsüzlük cezası olarak düzenlenmiştir.

VUK’un mükerrer 355. maddesinin son fıkrasına göre; “Tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflerden her birine, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın yüzde 5’i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir...”

Ancak, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 01.01.2016’dan itibaren 1.100.000,00._TL’yı geçemez

Tahsilat ve ödeme zorunluluğu olan işlemlerin banka veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü  aracılığıyla yapılmaması halinde  VUK Mük. 355 md.yazılı cezalar uygulanacaktır. Buna göre kesilecek özel usulsüzlük cezasının alt sınırı,

   -     Birinci sınıf tacirler ile serbest meslek erbabı için 1.370,00._TL,

   -     İkinci sınıf tacirler ve defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler için 690,00._TL,

   -    Bunlar dışında kalanlar için 340,00._TL’ dır.

Görüldüğü gibi söz konusu finans kurumlarından ödeme yükümlülüğü ve bunun yaptırımı, sadece mükellef olanlar için değil, herkes için öngörülmüştür. Dolayısıyla bu yükümlülük, nihai tüketici konumunda olanlar için de geçerlidir.

5.  TAHSİLAT VE ÖDEMELERİN TEVSİKİ ZORUNLULUĞU UYGULAMASININ BAĞIMSIZ DENETİM TEKNİĞİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

Mükelleflerin satın aldıkları mallar ve hizmetler  dolayısıyla tahsilat ve ödemelerin tevsiki zorunluluğu uygulaması bağımsız denetim tekniği açısından önemlidir. Nakit hareketlerin takibinin ve ispatının zor olması nedeniyle banka  ve PTT  aracılığıyla yapılan işlemlerin daha gerçekçi ve inandırıcı olduğu kabul edilerek, Banka ve PTT aracılığı ile tevsik edilmesi zorunlu ödeme ve tahsilatlar için bu kurumlardan alınacak dekont, ekstre ve hesap bildirim cetveli gibi belgeler dış kanıt teşkil edecek ve yapılan işlemlerin doğruluğu bu şekilde ispat edilmiş olacaktır. Böylece belli bir rakamın üstü  nakit işlemlere de sınırlandırma getirilmiştir.

Bağımsız denetim tekniği açısından baktığımızda, bağımsız denetçi toplayacağı kanıtlara göre kişi veya kurumlar tarafından sunulan iddiaların doğruluğunu araştırır. Bir bağımsız denetçi toplayacağı kanıtlarla bu iddiaların geçerliliğini ispatlamaya çalışacaktır. Toplanan kanıtların geçerliliği ve objektifliği çok önemlidir

 

Genel olarak kanıtlar firma içinde düzenlenen kaynaklardan(iç kanıtlar) oluşabileceği gibi firma dışında düzenlenen kaynaklardan(dış kanıtlar) da elde edilebilir. Genel olarak dış kanıtlar iç kanıtlara oranla daha güvenilir ve inandırıcı kabul edilir. İç kanıtların güvenirliliği büyük ölçüde işletmedeki iç kontrol sisteminin etkinliğine bağlıdır. İşletme dışındaki kişilerden sağlanan kanıtların güvenirliliği oldukça fazladır.[10]

6.  SONUÇ VE ÖNERİLER

 

1. Tahsilat ve ödemelerin tevsiki zorunluluğu VUKGT ‘ leri 320,323,324,332,459 ve VUK-1/2003-1 sayılı VUK sirküleri ve GVGT 268 doğrultusunda incelenmiş, tahsilat ve ödemelerin tevsiki; Banka ve PTT Genel Müdürlüğü aracılığı ile tevsik edilmesi zorunlu ödeme ve tahsilatlar için bu kurumlardan alınacak dekont, ekstre ve hesap bildirim cetveli gibi belgelerle tevsik edilecek ve yapılan işlemlerin doğruluğu bu şekilde ispat edilmiş olacaktır.


2. VUKGT ile tahsilat ve ödemelerde tevsik zorunluluğuna ilişkin had 01.01.2016 tarihinden itibaren 7.000,00._TL’ sına indirilmiştir.

Önceki uygulamada, aynı günde aynı kişi veya kurumlarla yapılan birden fazla işlemlerin her biri tevsik zorunluluğu haddinin altında kalsa da, işlemlerin hepsi tek bir işlem olarak kabul ediliyor ve işlemlerin toplamı tevsik zorunluluğu haddi olan 8.000,00._ TL’yı aşması halinde,

Tüm işlemlere konu tahsilat ve ödemeler tevsik zorunluluğu kapsımda işlem görüyordu, eski uygulama bu şekildeydi.

01.01.2016’dan sonra yeni uygulamada aynı gün aynı kişi veya kurumlarla yapılan birden fazla işlemde, tevsik zorunluluğu haddini aşan işlemden itibaren yapılan tahsilat ve ödemelerin banka ve PTT İdaresi Genel Müdürlüğü üstünden yapılması zorunlu olmuştur.

Bir diğer değişiklik Serbest Meslek erbabının mükellefine düzenlemiş olduğu yıllık sözleşme bedeli 7.000,00._TL’ sını aşıyor ise V.U.K  459 seri no.lu Genel Tebliğine göre her türlü tahsilatlarını banka veya PTT aracılığı ile yapıldığını tevsik etmek zorundadır.

Bir diğer değişiklik de Türkiye’de mukim olmayan yabacılarla yapılan işlemlerde tevsik zorunluluğu kapsamına alınmıştır.

3. Maliye Bakanlığı kendisine verilen yetkiyi kullanarak müteselsilen sorumluluğun şartlarını, sınırlarını ve konuya ilişkin usul ve esasları 26.04.2014 tarih,  28983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde toplamıştır. Böylece diğer tebliğler yürürlükten kaldırılarak müteselsil sorumlulukla ilgili düzenlemeler de Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde yer almıştır.

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin müteselsil sorumluluktan kurtulmak için tahsilat ve ödemelerin  banka  vasıtası ile yada lehine  çek düzenlenerek  yapılması gerektiği  tebliğde yer almakta dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış ticaret şırketleri gibi ihracata aracılık eden mükellefler için  mal ve hizmet alımlarında ödemelerin belirtilen şekilde yapılması gerektiği belirtilmiştir.

4. Vergi Kanunlarının yeniden hazırlama çalışmalarının devam ettiği şu günlerde Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin  müteselsil sorumluluktan kurtulmak için belirtilen ödeme şekillerine kredi kartıyla yapılan ödemeler, cirolu çek ve senet ödemeleri , yaygın olmamakla birlikte posta idaresi kanalıyla yapılan havale ve ödemelerin ,mahsup işlemleri, Barter işlemleri, İbraname, temlikname suretiyle ödemeler, Cebr-i icra yoluyla yapılan ödemeler v.b. ödemeler de ilave  yapılması, bir diğer anlatımla yerinde bir uygulama olan tahsilat ve ödemelerin tevsiki uygulamasının müteselsil sorumlulukta da  uygulanmasına  hem vergi sisteminin uyumu hem de bağımsız denetim tekniği açısından yarar vardır.

 

             Saygılarımızla,

 

       Dursun Ali Turanlı

          Yeminli Mali Müşavir

             Bağımsız Denetçi

 


[1]  323 Seri Nolu VUKGT 01.08.2003 Tarih, 25186 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanmıştır

[2]  459 Seri Nolu VUKGT 24.12.2015 Tarih, 29572 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanmıştır

 

[3]  459 Seri Nolu VUKGT 24.12.2015 Tarih, 29572 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanmıştır

[4]  459 Seri Nolu VUKGT 24.12.2015 Tarih, 29572 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanmıştır

[5]  459 Seri Nolu VUKGT 24.12.2015 Tarih, 29572 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanmıştır

[6]  6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu

[7]  6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu

[8]  VUK sirküleri 1/2003-1 Sayılı Sirküler

[9] 332 Seri Nolu VUKGT 27.04.2004 Tarih, 25445 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanmıştır

 

[10] Dursun Ali TURANLI. “Tahsilat ve Ödemelerin Tevsik Zorunluluğu Uygulaması ve Katma Değer Vergisinde Müteselsil Sorumluluk“ Yaklaşım Dergisi, Kasım 2006, Sayı:167, S:157-158


BİZE ULAŞIN
+90 216 450 00 05

Birlik Bağımsız Denetim A.Ş.
Birlik Bağımsız Denetim A.Ş.
Birlik Bağımsız Denetim A.Ş. © 2016